İngiltere, bugünlerde yaşanan yeni bir sosyal medya olayıyla yankılanıyor. Parlamento üyeleri, geçtiğimiz ay Google'ın organize ettiği bir etkinlikte sosyal ağlar ile blogları doğru değerlendirmeleri durumunda bundan karlı çıkabilecekleri, ancak ölçüyü kaçırmaları durumundaysa beklenmedik zararla karşılaşabilecekleri yönünde üstü örtülü bir şekilde uyarılmışlardı. Etkinliğe katkı sağlayan Google mühendislerinden Adewale Oshineye, bir mikrobloga yazılan bir satırın bile yıllar sonra çok ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etmişti.
Bu konuşmaların üzerinden yaklaşık 1 ay bile geçmeden yaşanan bir olay, sosyal ağlar ile blogların siyaseti nasıl doğrudan etkileyebileceğini gözler önüne seriyor. Somerton kasabasında geçtiğimiz Salı günü yaşanan zincirleme istifaların gerisinde bir blog-siyasetçi sürtüşmesi bulunuyor. Muckandbrass.blogspot.com adresindeki blogunda, kasaba yöneticilerini "ahmak" şeklinde sıfatlandıran Niall Connolly, işi daha da ileri götürüp kasaba meclisini Nazilikle suçlayınca dananın kuyruğu koptu. Başkan Anthony Canvin ile 11 meclis üyesi istifa ettiklerini açıkladı.
Blogger Connolly, istifaların, blogundan kaynaklandığı görüşlerini reddetse de istifa edenlerin ifadeleri tersini söylüyor. Connolly, blogunu, kasaba halkını bilinçlendirmek için kullandığını ifade ediyor. Ancak, blogda kullanılan ifadeler alışılagelmişin biraz ötesinde yer alıyor. Kasaba yöneticilerini "kukla" olarak nitelendiren Connolly, dağıtılan bir broşürü de 'Nazi döneminin etnik temizlik' çağrısı şeklinde isimlendiriyor.
Kasaba idaresini oluşturan başkan ile üyelerin büyük bir bölümünün istifası, yeni bir seçim yapılmasını zorunlu kılıyor.