Ali E.Berkan : "Ne yazık ki hala bir çok yönetici ürün geliştirmeyi sadece çalışan bir şeyler yapıp üretmek ya da yayınlamak olarak görüyorlar. Kullanılabilirliğin de diğerleri gibi yıllardır bu zihniyetin kurbanı olduğunu söylemek güç değil. Bir çok üretici tasarıma, markaya, pazarlamaya, promosyona da önem vermiyor. "
turk.internet.com; Kullanılabilirlik nosyonu neden ürün geliştirme sürecinin en sonuna saklanıyor, ya da en kötü durumda bu alana hiç yatırım yapılmıyor?
Ali E. Berkman; Kullanılabilirliğin geliştirme sürecinin son aşamasında devreye sokulmaya çalışılması aslında çarpık bir bakış açısının yansıması. Kullanılabilirliğin ve tasarımın makyaj gibi son dakikada yapılması gereken bir şey olarak görüldüğü bir gerçek. Bu bir terzinin bir ceket dikip son anda prova yapması, ölçü almasına benzetilebilir. İlk başta yapılması gereken işler en sona bırakılınca size müdahale alanı kalmıyor. Bazı kararlar çoktan verilmiş oluyor ve değişiklik maliyeti çok yüksek oluyor.
Ne yazık ki hala bir çok yönetici ürün geliştirmeyi sadece çalışan bir şeyler yapıp üretmek ya da yayınlamak olarak görüyorlar. Kullanılabilirliğin de diğerleri gibi yıllardır bu zihniyetin kurbanı olduğunu söylemek güç değil. Bir çok üretici tasarıma, markaya, pazarlamaya, promosyona da önem vermiyor. Bu bir bilinç meselesi ve üzülerek ürün kültürünün hala çok oturmadığına ve teknoloji firmalarında bile ürüne mal gibi yaklaşıldığına tanık oluyoruz. Tabii genelleme yapmak doğru değil. Bugün UTRLAB’ın çalıştığı firmalar bu konuda çok bilinçli.
Türkiye’de bu konularda çığır açan uygulamalara imza atmış firmalar da çok. Ama son yıllarda bu durumun değiştiği gözleniyor. Artık bilinçlenme hissedilir düzeyde ve yayılım hız kazanıyor. Rekabet arttıkça ve belirli sektörlerde pazar daraldıkça, dünyayla entegrasyon farklı kanallarda da gerçekleştikçe ürün farklılaştırma stratejileri önem kazanıyor; işte o zaman ürüne mal olarak yaklaşamıyorsunuz. Ona diğerlerinin bir adım önüne geçmenizi sağlayacak bir şeyler katmanız gerekiyor. İşte o zaman devreye tasarım ve kullanılabilirlik giriyor.
turk.internet.com; Uygulamalar ve kullanıcılar arasındaki duygusal bağ nasıl kurulabilir?
Ali E. Berkman; Duygusal bağ kurmanın yolu ürün kullanıcı ilişkisine sadece verimlilik, üretkenlik penceresinden bakmamaktan geçiyor. Aslında bu ilişkinin çok boyutlu yapısı kavrandığında ve ürün bu kavrayışın gereği yerine getirilerek geliştirildiğinde duygusal bağ kurulması için gerekli zemin de hazırlanmış oluyor. Tabii yine kullanıcı odaklı yöntemler kullanmak, katılımcı tasarım teknikleri ve ürünü çevreleyen kültürü, yaşam tarzını, sosyal olguları koklamak, özümsemek işin çok önemli parçası. Ancak şunu da belirtmeliyim ki bu tür konularda her zaman bir X faktörü vardır. Yani duygusal bağ, beğeni, kullanıcı memnuniyeti gibi konularda açıklanması güç etkileşimler çok etkili olabiliyor. Bu gibi durumlarda mekanizmayı açıklayamasanız da fenomeni sezebiliyor, saptayabiliyorsanız doğru yolu bulabiliyorsunuz.
turk.internet.com; Kullanıcı kılavuzu hazırlamıyorsunuz ve kullanıcı bundan büyük rahatsızlık duyuyor. Çok kalın bir kılavuz hazırlıyorsunuz, bu sefer de okunmuyor ve şikayet ediliyor. İkisinin ortası nasıl bulunacak?
Ali E. Berkman; Bu gerçekten doğru bir tespit ve sık yaşanan bir ikilem. Aslında en iyi kılavuz ürünün kendisidir. Ürün iyi kurgulanmışsa kendi kendini anlatır ve kılavuza düşen yük azalır. Bu durum kılavuzların tarzına da yansır; bunu gerçekten hissedebilirsiniz. Öncelikle orta yolu bulmak için ürünle kılavuzun çok iyi örtüşmesi gerekiyor. Dökümantasyona ilişkin aksaklıkların başında tutarsızlık sorunları ve kılavuzun aslında sadece bir tek ürüne ait olmaması yatıyor. Bu kullanılabilirliğin ötesinde hayal kırıklıklarına bile yol açıyor. Satın aldığı modelde olmayan bir özelliği çalıştırmak için uzun süre harcayıp daha sonra kılavuzda başka bir modelden bahsediliğini farketmek cidden kötü bir durum.
Çözüm aslında yine kullanıcı odaklı tasarımda yatıyor. Kılavuzların teknik döküman gibi ele alınmaması, kullanıcının bakış açısını paylaşabilmesi gerekiyor. Bu alandaki önemli sıçramalardan biri kılavuzların yanında artık hızlı başlangıç kılavuzlarının sunulması. Böylece bir katmanlaşma sağlanıyor ve tıpkı basit ve gelişmiş modları olan arayüzler gibi kullanıcı kendine uygun dökümanı kullanabiliyor. Kılavuz kullanımı kullanıcıdan kullanıcıya da farklılık gösteren bir özellik, bir tarz aslında.
Kılavuz tasarımı prensipleriyle arayüz tasarımı prensipleri örtüştüğünden benzer teknikler kullanılarak ikisini birbirinden ayırmadan, iteratif süreçlerle geliştirmek en iyi çözüm. En kötüsüyse kılavuzu geliştirme sürecinin en sonuna bırakmak ve son dakikada birilerine kılavuz hazırlama görevini, tabiri caizse, yıkmak ve kullanıcıdan geribildirim almadan iyi bir kılavuz hazırlanabileceğini umut etmek.