Küresel durgunluğun, kaynakların aşırı tüketilmesiyle ortaya çıkan 'ekolojik borçlanma'yı çok az etkilediği açıklandı. Ekolojik borçlanma, daha çok bir ekosistemde yer alan, yenilenemeyen kaynakların belli bir dönem içerisinde aşırı şekilde kullanılması şeklinde tanımlanıyor. Dünyanın, 'ekolojik borçlanma' verilerini takip eden bağımsız İngiliz Think Tank kuruluşu New Economics Foundation(NEF), böyle bir borçlanmanın ilk 1980 yılında meydana geldiğini açıklamıştı. Günlük takip yapan NEF, dünyanın karşılaştığı en önemli krizlerden olan 2008 küresel krizinin, kaynakların tüketimine çok az etki yaptığını açıkladı.
'Tüketim Patlaması' olarak adlandırılan son rapor, her şeye rağmen insanoğlunun, kaynakların kullanımında negatif (-) değerlere sahip olduğunu gösteriyor. Yani, bir başka değişle dünya tehlikeli bir bölgede bulunuyor. Raporda imzası bulunan Andrew Simms, siyasilerin krizin azalmasıyla beraber 'işinize geri dönebilirsiniz' mesajları verdiğini, ancak kaynakların verimli kullanılması için çok daha etkin politikalara ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Dünya kaynaklarının büyük bir bölümünü batılı ülkelerin kullandıklarına dikkati çeken Simms, buna karşılık çok az tatmin duygusunun olduğunu ifade etti.
'Tüketim Patlaması' raporu, 'Bumerang Ticareti' olarak adlandırılan ve benzer ürünleri bir taraftan ihraç ederken, bir taraftan da ithal eden ülkelerin bunu durdurmaları gereğine dikkat çekiyor. İngiltere, Almanya'ya 5 bin ton tuvalet kağıdı ihraç ediyor, buna karşılık olarak 4 bin ton tuvalet kağıdı ithal ediyor.
Raporda öne çıkan bir diğer konu da, taşımacılık sektöründe yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmesi.